İnternette Nasıl Daha İyi Farkedilirsiniz? (Bölüm 2)

Önceki makalemde, iş bulmak için interneti kullanan bir arkadaşım için, kendi ismini içeren bir domain adresi almasının kendisini internette nasıl daha fark edilir hale getirdiğini anlatmıştım. Bu, çevrimiçi bir öz geçmişin sanal bir eşini sağlayan ilk adımdır. Şimdi, isminizi duyurmanın daha sonraki en iyi yolu neydi?

Büyük Sosyal Ağ sitelerine Kaydolun

2. Büyük Sosyal Ağ sitelerine Kaydolun

Bu büyük sosyal ağ siteleri artık, "küçük çocuk işi" olmaktan çıktı ve artık işverenler ve işe alanlar, bu sosyal sitelerde de arama yapıyor. Bu sitelerden sadece ikisinden bahsedeceğim ve bunlardan fayda sağlamanız için aktif olmanın gerekli olduğunu söylemeliyim.


LinkedIn

İnternette Nasıl Daha İyi Farkedilirsiniz? (Bölüm 2)Sosyal ağın butonlara indirgenmiş halidir. Saçma değildir, profesyoneldir ve gürültü oranının kısmen iyi bir habercisidir. Medyadaki haberlerde, Fortune 500 şirketinin yöneticilerinin çoğu, diğer 30 milyon insanla birlikte bu siteleri kullandığı açıklandı. Bu sistem, ağınızdaki "6 ayrılık derecesi" öncülüyle işlev görür, siz birini tanıyan birini tanırsınız. O kişi de başka birini tanır ve tanıdığı kişi de sizin ilgilendiğiniz şirketin insan kaynakları müdürünü tanır örneğin. Aslında, çevrimiçi bir özgeçmiş görevi gören ve sizi başkalarından ayıran özellikleri ve iş geçmişinizi içeren bir "profil" yaratıyorsunuz. Bu profil, www.likedin.com/in/AdSoyad olarak gözükür.

Örneğin,benim durumumda, 6.5 milyon profesyonelin arasında, bağlantılarına bağlanmamı sağlayan 500'ün üzerinde doğrudan ya da birinci düzey kişi listem var. Bağlı olduğunuz kişilere başka kişileri önerebilir, siz de bu kişiden sizin için aynını yapmasını isteyebilirsiniz. Benzer şekilde, kuruluşlara, daha önce çalıştığınız şirketlere ya da eski okulunuza - tanıdığınız insanlar üzerinden, tanımak istediğiniz insanlara ulaşma amacına hizmet eden bir ağ kullanımı yöntemi ile - bağlanabilirsiniz. LinkedIn, kişilerinizin bağlı oldukları şirketin ve sektörün haberlerini, bildirimlerini ve ilgilenebileceğiniz meslek pozisyonların ve kişilerin önerilerini de içeren diğer popüler "sosyal ortam" özelliklerini sağlar. "Q&A" özelliği, konuyla ilgili uzmanlara soru sormanıza ya da kendi deneyimlerinizden yanıtlar aktarmanıza olanak tanır.

Facebook kadar güçlü olmasa da LinkedIn, ayrıca yönlendiricinin (moderator) onaylaması durumunda ilişkide bulunabileceğiniz "gruplar" özelliğini de sunuyor. Bu gruplar, birçok konuda tartışma zemini de sağlamaktadır. Gruptakilerin, şirketinizle, mezunlar derneğiyle, sektörünüzle ya da ilgi alanlarınızla bağlantıları olabilir.

Çok yakın bir zamanda LinkedIn, kendisinden önceki MySpace ve Facebook'tan farklı olmayarak, sabit hizmetlerine bir "uygulama" platformu ekledi. İlk olarak bir düzineden az uygulama sundular fakat bunların arasında, birinin blog sayfasından ya da Twitter bilgilendirmesinden bir bilgi ekleme becerisi vardı.

Tavsiye: LinkedIn profilinizin olabildiğince tamamını doldurun ve daha önce çalıştığınız şirketleri, bitirdiğiniz okulları ve üye olduğunuz dernek ve kuruluşları mutlaka ekleyin. Daha sonra bu kuruluşlardan olan kişilerin LinkedIn'e yeni üye olarak katıldıklarında bir bildirim mesajı alacaksınız. Ayrıca, LinkedIn, ayarladığınız filtrelere göre, sizin için iş imkanları arayan iş bulma ajansı da sunar. Bazı iş teklifleri sadece LinkedIn'de yapılıyor ya da ilk olarak LinkedIn'de gözüküyor.

Facebook

İnternette Nasıl Daha İyi Farkedilirsiniz? (Bölüm 2)Tamam, Harvard üniversitesinde öğrencinin yurt odasının kapısındaki bir sanal beyaz tahta olarak başladı ama daha sonra çok büyük bir evrim geçirdi ve şu anda 120 milyon üyesiyle en hızlı büyüyen sosyal ağ konumunda. Ayrıca, sadece üniversite öğrencileri arasında kullanılmıyor. En büyük nüfus 18-24 yaş aralıklarında olsa da, daha sonraki en büyük grubun yaş aralığı gençler değil, 25-35 yaş arasındakiler. Business Week'teki birçok makale, şirket ağlarının büyümesini sağlayan 35 yaş ve üstü kişilerin nasıl Facebook'a akın ettiğini tartışıyor.

Örneğin birçok şirket ve markanın Facebook'ta "grup" u vardır. Bazılarının, farklı özel ilgi alanlarında, ürünlerde ve konularda birçok farklı grubu var. Gruplar, fotoğraf paylaşımına, tartışma dizilerine ve iletişime olanak tanır. Fakat "Ağlar" (Network) biraz daha farklıdır. Eğer [email protected]şirket.com gibi bir eposta adresiniz varsa şirketinizin ağına katılabilirsiniz. Benzer şekilde, [email protected] gibi bir eposta adresiniz varsa okulunuzun ağına da bağlanabilirsiniz. Son olarak, eğer profilinizin adresinin bir parçasıysa, şehrinizle veya coğrafyanızla ilgili bir ağa da katılabilirsiniz.

Facebook, diğer hizmetlerden çeşitli "tag-you're-it" oyunlarına kadar her şeye izin veren zengin bir "uygulamalar" seti sunar. Bunlardan bazıları, biraz genç işi olarak görülebilse de, bazıları iş imkânlarına ulaşmada çok yararlıdır. Facebook üyeleri arasında kullanılan 280,000 uygulama olduğu söyleniyor.

Tavsiye: Sadece Facebook profilinizi, okullarınızı ve mesleki kuruluşlarıyla eksiksiz olarak doldurmakla kalmayın aynı zamanda, tanıdığınız ya da tanıyabileceğiniz daha çok kişiye bağlanmak için bazı uygulamaları yakından inceleyin. Ancak, her uygulama için olan gizlilik ayarlarına dikkat edin. Çünkü bunlardan bazıları, siz onları haberiniz olmadan açtığınızda, profilinizin bölümlerini açığa çıkarabilir.

Sosyal ağ üyelerinin dağılımıUyarı 1: Sosyal ağlar ABD'de popüler olmasına rağmen, ironik bir şekilde Amerika bu tip teknolojinin kullanımında, dünya genelinde biraz geri kalıyor. Sosyal ağ kullanımı konusunda lider olan, Asya kıtası ve çok sosyal ağın en çok kullanıldığı ülkelerin başında Güney Kore geliyor. Güney Kore, cep telefonlarındaki SMS veya "metin mesajı" kullanımında da en üst sıralarda.

Uyarı 2: Şu anda sosyal network siteleri farklı oranlarda büyüyor. Friendster, yıllar önce çok popülerken, Friendster'in yerini şimdilerde MySpace aldı. MySpace çok büyük kitlelere ulaşmış olmasına rağmen, Facebook en azından Amerika'da çok hızlı bir şekilde büyüyor. Uygulamalarında herkese belli bir açıklık sunulmasına rağmen, sosyal akımda bir kişi herhangi bir siteyi kullanmaya başlarsa, o sitede kalıyor ve başka bir siteye ihtiyaç duymuyor. Bu olgunun, sosyal ağın Web 2.0 deneyiminde bir "özellik" haline gelene kadar devam edeceğini tahmin ediyorum.

Fırsat 1: Birçok kişi, kendi "sosyal grafik"lerini oluşturmak ve diğerlerinin birbirleriyle nasıl birbirlerine bağlı olduklarını görmek için birçok sosyal ağ kullanıyor. Bahsettiğim ikisi, sadece iki tane olduğu anlamına ya da en popüler ikisi olduğu anlamında değil fakat iş bulma konusunda "isminizi internette görünür hale getirerek" web'te daha fark edilir biri haline gelme anlamında, şu anda geçerli olan ve ücretsiz, belki de en iyi iki özellik. Diğer popüler sosyal ağ siteleri arasında Flickr, YouTube, Orkut, Bebo, Hi5, Ning, Xing, BigTent bulunuyor. Listeyi genişletmek mümkün.

Fırsat 2: Taşınabilir cihazlar geliştikçe, bu sosyal ağlar eski Web 1.0 teknolojilerinin alternatifleri haline dönüşüyor. Örneğin iPhone'un hem LinkedIn hem de Facebook için, yararlı olabilecek yeterli olgunlukta birçok uygulaması var. LinkedIn profesyonel adres defterine dönüşürken, Facebook da eposta ve anında mesaj sohbetinin alternatifi haline geliyor.

Bu sizinmarka isminizin bilinmesini nasıl sağlayacak? Giderek yaygınlaşan bir şekilde insan kaynakları profesyonelleri, iş bulma kurumları ve işçi alım yöneticileri, potansiyel çalışanlarla ilgili daha fazla bilgi edinmek için mümkün olan çevrimiçi kaynakların tümünü araştırırlar. LinkedIn ve Facebook, işverenlerin işçilerini ve işçilerin de işverenlerle ilgili bilgi edinmesini sağlayan en popüler iki yerdir. Birçok işe alma danışmanı, mevcut bir LinkedIn profilini güncellemeyi ve yenilemeyi tavsiye ediyor.

Kişiselin dışında büyük ABD perakende satış mağazaları, markalarını geliştirmek için sosyal ağ sitelerini kullanıyorlar.

Ve şimdiye kadar (2 makale boyunca) yazdıklarımızın hepsini kapsayan ve herkesin kendi geliştirebileceği son madde:

3. İsminizin daha da tanınması ve geniş alanlara yayılması için daha derin ve geniş düşünün.







Ekleyen
obahadir
Güncelleme Zamanı
09.10.2010